HABERLER

Haberler

13 2017
23 Yaşında 52 Ülke gezmek...
Gezmek, macera, seyyah olmak... Bence bunlar hayatın anlamı. Oğlum Pamir de izimden gitmeye karar vermiş ve bu yaşına kadar elli iki ülkeyi gezme şansı elde etmiş... Kendisi ile seyahat etme sanatı üzerine küçük bir söyleşi yaptım, umarım ...

button

09 2017
Dünyanın en kısa ticari havaalanına iniş...Saba Havaalanı, Karayipler
JUANCO E.YRAUSQUIN HAVAALANI SABA, HOLLANDA ANTİLLERİ   JUANCO E.YRAUSQUIN HAVAALANI SABA, HOLLANDA ANTİLLERİ ICAO KODU: TNCS YÜKSEKLİK : 18 m/60 ft PİST DOĞRULTUSU : 12/30 PİST UZUNLUĞU : 396 m/ 1,299 ft YÜZEY : ...

button

20 2017
Zonguldak-Çaycuma Havaalanı tehlikeli mi?
Zonguldak havaalanı tehlikeli mi?   Yazılarımı okuyanlar zor meydanlara özel bir ilgimin olduğunu ve Dünyada en tehlikeli olarak addedilen onbeş havaalanı bizzat inip bu konu ile ilgili bir kitap yazdığımı da bilirler. Bahsi geçtiği zaman pilotların ...

button



23 Yaşında 52 Ülke gezmek...13 2017 , Tufan Sevincel


Gezmek, macera, seyyah olmak...

Bence bunlar hayatın anlamı. Oğlum Pamir de izimden gitmeye karar vermiş ve bu yaşına kadar elli iki ülkeyi gezme şansı elde etmiş...

Kendisi ile seyahat etme sanatı üzerine küçük bir söyleşi yaptım, umarım hoşunuza gider. 

Hicaz Demiryolu, Wadi Rum, Ürdün


Gezmek sizin için bir hayat tarzı olmuş, seyahat deyince ilk aklınıza gelen şey nedir?
 

● Seyahat sadece dinlenme, tatil, veya keyif değildir. Seyahat deyince aklıma gelen ilk şey farklı kültürlerin birbirleri arasında bilgi değişimi ve dünya tarihini sadece okuyarak değil fakat gözlerimizle görüp ellerimizle tutarak öğrenmektir. Bunun yanısıra şu anda yaşadığımız sosyo-politik ve iktisadi sorunların çözülmesinde öncülük edecek açık görüşlü akımların gezginler tarafından insanlara aktarılması seyahatin ana fikrini oluşturur. Dünyamızdaki sorunların çözülmesi için açık fikirli, muhtelif kültürlerle haşır neşir olmuş, ve binbir türlü milletten insanlarla empati kurabilen bireylere her geçen gün daha da ihtiyacı olan global bir ortamda yaşamaktayız. Bu emelin ancak çok gezen ve gezerek öğrenmeyi seven insanlar ile mümkün olabileceği kanısındayım ve aynı zamanda bu konuda sizlere zaman zaman tekrar seyrettiğim Rick Steves'in "The Value of Travel" adlı TED konuşmasını izlemenizi öneriyorum.

 

Seyahatlerinizde ne tür otellerde kalıyorsunuz?
● Eğer amacınız gercekten yeni ülkeler gezip kültürel ufkunuzu genişletmek ise, günün büyük bir bölümünü zaten enteresan yerleri gezerek, sokaklarda ilginç ve egzotik yemekleri tadarak, veya bir bar veya kafede lokal insanlarla tanışarak geçireceğiniz için geceyi geçireceğiniz yerin çok önemli olmadığını söyleyebilirim. Pahalı oteller yerine genç turistler için yapılmış ucuz otellerde, hostellerde kalmanın hem finansal, hem de sosyal açıdan daha uygun olduğuna inanıyorum. Avrupa’nın çoğu şehrinde bir hostelde 4-6 kişilik ranzalı bir oda için ortalama €15 vermeniz genellikle güvenli ve temiz mekanları sizin hizmetinize açabiliyor. Hostellerde kalmanın bir diğer güzel yanı ise dünyanın her yerinden backpacker’larla, yani sırt çantalı gezginler ile tanışmak, küresel ağınızı genişletmenizin en kolay ve en eğlenceli yollarından biri. Bunun gibi yerlerde tanıştığım insanlarla hala iletişim halindeyim ve dünyanın neresine gitsem evinde kalabileceğim bir arkadaşım olduğunu belirtmek isterim.

 

 
Ayutthaya, Tayland

Harcamalarınızı nasıl ayarlıyorsunuz?

● En düşük masrafla seyahat etmek ve olabildiğince çok yer görmek birçok kimsenin düşündüğü kadar zor değil. Bunu başarmak için çeşitli yöntemlere başvurabilirsiniz. Örneğin ucuz hostellerde kalmak, düşük bütçeli havayolları ile uçmak, ve gideceğiniz ülkelere popüler bir sezonda gitmemenizi tavsiye edebilirim. Bunların yanı sıra masrafınızı bir miktar daha azaltmak istiyorsanız pahalı restoranlarda yemek yerine sokakta satılan yiyeceklerden tatmanızı tavsiye ederim. Sokaklarda lokal insanların arasına karışıp egzotik yemekleri tercih etmenin hem cebinize hem de kültürel ufuğunuza yararlı olacağını düşünüyorum fakat sıhhat ve hijyen yönünden dikkatli olmanızı öneririm! Bu konuda internetten ve yerel kişilerden yardım almanız çok yerinde olur. Eğer ulaşımda veya konaklamada ucuz bir yol bulmakta zorluk çekerseniz Eurail gibi geniş kapsamlı tren biletleri satın alıp çoğu Avrupa ülkesini havayolu kullanmadan gezebilir, BlaBlaCar gibi bir web sitesini kullanarak carpool (otomobil ortak kullanımı) yapabilir, veya ücretsiz konaklamak istiyorsanız Couchsurfing’e üye olabilirsiniz. Eğer şehirlerarası geziyor ve bir gecelik otel masrafını ulaşım ile birleştirmek istiyorsanız geceleyin yataklı tren (couchette) veya otobüsleri de kullanabilirsiniz. Tabiki masraflarınız sadece yemek, ulaşım, ve konaklamadan oluşmayacaktır. Eğer bir şehirdeki müzelere, eğlence mekanlarına, ve çeşitli atraksiyonlara para harcamak istemiyorsanız o şehri açık hava müzesi gibi algılayabilir ve küçük sokaklarını, parklarını, ve mimarisini kendiniz yürüyerek veya ücretsiz şehir turlarına katılıp keşfedebilirsiniz. Hiç para harcamadan bir şehri tanımanın yollarını öğreten bir kitap var, ben çok yararlandım. Lonely Planet: On a Shoestring kitap serilerini okumanızı öneririm.

 

Günlük harcamanız ne kadar oluyor?

● Doğal olarak şehirden şehire ve ülkeden ülkeye değişiklik gösterecek olan günlük harcamalarınız seyahat tarzınızla da muhakkak değişkenlik gösterecektir. Litvanya veya Estonya gibi doğu Avrupa ülkelerinde toplam günlük harcamalarınızı 20-40 avro arasında tutmanız mümkün. Fakat daha turistik ve kozmopolit şehirlerde (Londra, Paris, Amsterdam gibi) harcamalarınız kolaylıkla 50-80 avroyu aşabilir. Daha önce de dediğim gibi turistik sezonlarda gezmekten kaçınmanız ve ulaşım ve konaklamayı akıllıca seçmeniz masraflarınızı minimum’da tutabilir. Burada aynı zamanda şunun altını çizmek isterim: bir yere gitmeden önce hedefinizle ilgili ne kadar kaynak karıştırıp bilgi toplarsanız beklenmedik ve gereksiz masraflardan kendinizi o kadar koruyabilirsiniz.

 

Jungfrau Dağı, İsviçre

Seyahatlerinizde Havayolunu mu tercih ediyorsunuz?

● Zaman problemim yoksa genellikle tren veya otobüsle gezmeyi tercih ediyorum. Bunun gibi ulaşım yöntemlerinin birkaç avantajı var. Hem masraflarınızı uçuşa göre daha az tutabilirsiniz hem de son dakikada otobüs veya tren biletlerinizi satın alıp yola koyulabilirsiniz. Tren veya otobüs ile seyahat etmenin bir güzel yanı da şehirler arası yavaş hareket edip uçakla göremeyeceğiniz yerleri görebilir, lokallerle veya sizin gibi gezginlerle sohbet edebilir, zaman sorununuz olmadığı için o ülkeyle ilgili araştırmalarınıza devam edebilir, veya gezi günlüğünüze bir kaç not düşebilirsiniz. Bunun yanısıra zamanınız kısıtlıysa veya gideceğiniz yere ulaşım başka yollarla zor görünüyorsa, ucuz uçuş biletleri de bulmak mümkün. Bunun için Skyscanner web sitesini kullanmaktayım ve herkese şiddetle tavsiye ederim. Bu site size çeşitli havayollarından uçuş biletlerini karşılaştıracak ve en uygun fiyatı gösterecektir. Örneğin Baltık ülkelerine yaptığım 10 günlük bir geziyi Skyscanner’ı kullanarak Paris Orly Havaalanı’ndan Vilnius Uluslarararası Havaalanı’na (Litvanya) tek gidiş Ryanair havayoluyla 19 Euro’ya gittim! Amacım Litvanya ve Letonya’yı görüp Tallinn, Estonya’da gezimi bitirmekti. Geziyi planlarken sadece gidiş ve dönüş uçuş biletimi aldım ve Vilnius’tan Tallinn’e otobüs biletlerini ancak Vilnius’a ulaştıktan sonra ayarladım; yani demek istediğim gezerken seyahatin her dakikasını planlamayın, macerayı benimseyin, ve doğaçlama hareket edin. Ancak o zaman seyahat sonrası anlatacağınız hikayeler enteresan ve kayda değer olacaktır!
 
Low-cost havayolları ile uçarken karşılaştığınız zorluklar nelerdir?

• Bügüne kadar tecrübelerim eğer düşük bütçeli havayollarıyla ilgili önceden hazırlık yaparsanız hiç bir sorun yaşamayacağınız yönünde. Amerika Birleşik Devletleri’nde Spirit Airlines, JetBlueAvrupa’da Ryanair, Wizz Air ve Güneydoğu Asya’da Tigerair, Jetstar gibi low-cost havayollarında birçok tecrübem var ve hakikaten zorunda kalmadıkça çoğu seyahatimi normal havayollarıyla yapmamaya özen gösteririm. Çoğu insanın düşündüğünün tersine, low-cost havayolları daha tehlikeli  değil, uçağınızın rötar yapması daha olası değil, ve müşteri hizmetleri daha hızlı veya yavaş değildir. Örneğin Singapur bazlı Tigerair’deki gözlemlediğim konforu Türk Hava Yolları gibi bayrak taşıyıcı havayollarından bile bulamayabilirsiniz.

• Çeşitli low-cost havayollarında uçuş deneyiminiz mutlaka farklı olacaktır, ancak uçuştaki memnuniyetinizi arttırmak için bazı önlemler alabilirsiniz. Bunlardan en önemlisi hafif seyahat edip küçük bir bavul veya bir sırt çantası ile gezmektir, çünkü büyük çantanızı uçak kabinine alamayıp yük bölümüne gönderirseniz havayolu sizin için düşük bütçeli olmaktan çıkar. Bunun yanısıra yanınızda sandviç veya herhangi bir atıştırmalık ve içecek getirmeniz uçuş boyunca size satılmaya çalışılan 10-20 avro’luk kalitesi düşük çerezlerden ve beş avro tutarında fahiş fiyatlı 330 mililitrelik su şişelerinden koruyacaktır. Ayrıca, koltuğunuzun büyük bir ihtimalle arkaya yatma olasılığı olmayacaktır. Ama çok uzun olmayan bir yolculukta buna dayanmak o kadar da zor değil. Artık birçok low-cost havayolu normal hava yollarının sağladığı koltuk aralığını da sağlamaktadır. İki üç saatten uzun seyahatler için boynunuza sarılan cinsten yastıklardan temin etmeyi unutmayın. Sonuçta masraflarınızı az tutmak istiyorsanız, low-cost havayolları ile uçmaktan çekinmeniz için hiç bir neden yoktur!

 

Savaş Kalıntıları Müzesi, Saigon, Vietnam

Seyahatinizi kolaylaştıran uygulamalar kullanıyor musunuz?
  • Seyahat ederken elektronik cihaz kullanımını en az seviyeye indirmeye çalışıyorum fakat kullandığım ve işime yarayan belli başlı uygulamaları sizlerle paylaşmak isterim. En uygun uçak bileti seçenekleri için Skyscanner sizin çok işinize yarayacaktır. Dilediğiniz uçuş rotasını birçok havayolunun tarifeleriyle derhal karşılaştırabilir ve cebinize en uygun bileti Skyscanner’dan satın alabilirsiniz. Fakat bazı low-cost havayollarını bilet karşılaştırma sitelerinde bulmak mümkün olmayabilir. Yerel havayollarını araştırmanın en iyi yolu bilet satan acentaları ziyaret etmektir. Hostel araştırıp yer ayırtmak için Hostelworld veya Hostelling International’ı kullanabilirsiniz. Her ne kadar Hostelworld bu konuda lider ise, Hostelling International’a üye olursanız her kalışınızda %10 indirim ve o şehirdeki birçok kültürel gezilerden düşük fiyatla yararlanabilirsiniz.
• Seyahat planladığınız ülkede görülmesi gereken yerleri araştırmak istiyorsanız TripAdvisor’ı kullanabilirsiniz. Bu uygulama temel olarak kültürel yerler hakkında bilgi vermekle beraber oteller, restoranlar, ve ulaşım ile ilgili detayları sizin dikkatinize de sunmaktadır. Gideceğiniz yerlerle ilgili daha önce seyahat etmiş insanların eleştirilerini ve gezi notlarını da TripAdvisor’da görmeniz mümkün!
 
• Büyük olasılıkla mobil internetiniz olmayacağı için seyahatinizden önce size MAPS.ME uygulamasını yüklemenizi tavsiye ederim. Google Maps’e benzeyen bu yazılım, çevrimdışı harita ve GPS olarak çalışmaktadır ve dünyanın birçok yerini detaylı bir şekilde kullanımınıza sunacaktır. Yakın tarihte Ho Chi Minh şehrindeki bütün görmek istediğim yerleri bu uygulamayı kullanarak gezdim ve bir hayli memnun kaldım.

 

Ne tür ülkeler daha çok ilginizi çekiyor?

• Dünyanın herhangi bir ülkesi ne kadar cansız, ne kadar tehlikeli, veya ne kadar az ilginizi çekiyorsa çeksin yeryüzünün her köşesinde yeni birşeyler öğrenebilir, enteresan insanlarla tanışabilir, ve değerli maceralar ve tecrübeler yaşayabilirsiniz. Bu nedenlerden dolayı dünyada ilgimi çekmeyen bir ülke kesinlikle yok! Örneğin Singapur’da tanıştığım Alman gezginler bana Güneydoğu Asya’daki seyahatlerinden bahsettiler ve özellikle Tayland’ın, Vietnam’ın, ve Myanmar’ın ne kadar ilgilerini çektiğini söylediler. Ancak Brunei Darüsselam Sultanlığının ne kadar sıkıcı ve cansız olduğundan, dışarıya çok kapalı bir ülke olduğu için buraya seyahatlerinin anlamsız olduğunu da belirttiler. Fakat konuşmalarımız devam edince aslında sosyo-politik bir açıdan ne kadar önemli bir ülke olduğuna kanaat getirdik. Dünyadaki farklı İslam ideolojilerinin nasıl bir şekil alabileceğini tartıştıktan sonra Brunei gibi dışarıdan ilginç gözükmeyen fakat gezdikten sonra değeri ortaya çıkan ülkeler hakkında bilgi sahibi olmanın ne kadar önemli olduğu kanısına vardık.

 


 
 
Chiang Mai, Tayland
Bundan sonra hangi ülkeleri gezmeyi hedefliyorsunuz?
• Gezilerimin çoğunluğunu bugüne kadar Kuzey Amerika, Karayipler, Avrupa, Kuzey AfrikaOrta Doğu’nun bir kısmı, ve Güney Doğu Asya’da yapmış bulunmaktayım. Bu nedenle şu an ilgimi en çok çeken ve gezmek istediğim yerler arasında bulunan eski İpek Yolu’nun merkezi Orta Asya ülkelerini görmek istiyorum. Türk dilinin ve etnik kavramının çıktığı Moğolistan steplerini; Semerkant, Buhara, ve Horasan gibi eski Türk emirliklerinin kurduğu tarihi şehirleri; ve Kazakistan’daki Sovyet etkisini, Volga Alman’larını, ve Sovyet havacılık müzelerini ziyaret etmek büyük hedeflerim arasında yer alıyor. Bu coğrafyaya ilgimin olmasını borçlu olduğum birkaç kitabı sizlere önermek isterimColin Thubron’un Shadow of the Silk RoadDavid Eimer’in The Emperor Far Away, ve Daniel Metcalfe’ın Out of Steppe: The Lost Peoples of Central Asia. Bu kitaplar umuyorumki sizin de Türk’lerin ata coğrafyasına ilgi duymanızı sağlayacak ve kanınızda taşıdığınız göçebe ruhunu ortaya çıkaracaktır.
 


 

Angkor Wat, Kamboçya

Tek başınıza mı seyahat ediyorsunuz?


• Genellikle seyahatlerimde olabildiğince özgür olmak, sadece ve sadece kendi görmek istediğim yerleri dilediğim zaman gezmek, ve olabildiğince fazla insanla tanışıp fikirlerimin içinde uzun vakit geçirmek (contemplation) için tek başıma dünyayı keşfetmeyi tercih ediyorum. Özellikle eğer yoğun ilgi duyduğunuz bir konu varsa ve amacınız yalnız genel bir şekilde gezmek değil ama kendi alanınız ile ilgili araştırma yapmak için seyahat ediyorsanız, kesinlikle gezilerinizde hür olmanızı öneririm. Örneğin 3 yıl önce Singapur’da öğrenci değişimi programına katıldığım zaman diğer yabancı öğrencilerle Kuala Lumpur, Malezya’ya seyahatimizde yaptığım büyük bir hatayı sizinle paylaşmak isterim. Neredeyse 20 kişilik olan bu grup, fertleri ne kadar düzgün ve benimle kafa dengi oldukları halde gezi planlamasında bir ortak karara varmanın neredeyse imkansız olduğunu gördüm. Sadece 2 günümüzün olduğu bu modern Güneydoğu Asya şehrinde büyük bir grup halinde gezmenin imkansız olacağını anladığımda hemen 4-5 kişilik gruplara ayrıldık ve sorunu çözdük. Bu geziden sonra dünyanın hangi köşesi olursa olsun gezi grubunu en fazla 3-4 kişi tutacağıma ve mümkünse tek başıma seyahat edeceğime and içtim. Aslında en doğrusu tek başına olmaktır. 

• Yurtdışına daha önce çıkmadıysanız veya seyahat tecrübeniz sınırlı ise sizin fikirlerinize yakın ve uyumlu bir yol arkadaşı da seçebilirsiniz. Böylece kendinizi tehlikede hissettiğiniz zaman birbirinizi kollayabilir, bazı masraflarınızı azaltabilir (ulaşım, otel, ve yiyecek gibi), ve gördüğünüz tapınaklar, sokaklar, ve sanat müzeleri ile ilgili karşılıklı eleştiri yapıp o ülkedeki izlenimlerinizi biriyle paylaşabilirsiniz. Kamboçya’da Phnom Penh ile Angkor Wat arasındaki az gelişmiş karayolundaki sarsıntılı minibüs yolculuğunu, Tartu, Estonya’da bir barda tanıştığımız üniversite öğrencilerini, ve Cameron Highlands, Malezya’da çilek ve çay tarlalarının arasındaki yürüyüş patikalarını bir yol arkadaşı ile keşfetmek ve paylaşmak kadar zevkli birşeyin olmadığı kanısındayım.
 

Kuzey Amerika'nın en yüksek havaalanı, Leadville-Lake County Airport, Colorado (3.026 metre)
Gezenlere ne tavsiye edersiniz?

• 21. yüzyılda seyahat çoğu insanın ulaşabildiği, olağan, ve ne yazıkki turist diye tanımlayabileceğimiz bir değeri ya da gayesi olmayan eğitimsiz insan güruhlarından oluşmaktadır. Günümüzde gezi 10. yüzyılda Leif Eriksson’un Amerika’yı bir Avrupa’lı olarak keşfetmesi, İbn-i Battuta’nın 14. yüzyılda İslam dünyasını boydan boya geçmesi, ve Kaptan James Cook’un Okyanusya’da önemli keşiflere imza atması gibi olması ilk bakıldığında imkansız olarak görülebilir. Fakat sizi motive eden ve yüksek ilham veren bir konuyu seyahat planlarınızın odak noktasına koymanız sizi de insanlık tarihindeki muhteşem kaşiflerden pek farklı kılmaz. Dünyanın her yeri zaten keşfedildi” diye düşünmek kişisel potansiyelinizi engellediği gibi tarihsel açıdan da çok yanlış bir yaklaşımdır. Daha Kristof Kolomb Amerika’yı keşfetmeden” önceki 15. yüzyıl haritalarına bakarsanız sanki dünyanın her yeri keşfedilmiş gibi bir izlenime sahip olursunuz, fakat sonraki 500 yıla baktığınızda coğrafi ve bilimsel keşiflerin sonu olmadığını ve aslında katlanarak arttığını görürsünüz. Bu nedenlerden dolayı size ancak bir amacınız olduktan sonra seyahat etmeyi tavsiye ederim. Gezdiğiniz yerlerde başka insanların fark etmediği veya genellikle niş atraksiyonları bulun ve seyahatinizin sonunda kesinlikle bulgularınızı bir gezi günlüğünde, blog’da, veya elinizde yeterince bilgi varsa bir kitapta bile toplayabilirsiniz. Çünkü entellektüel ve kendini geliştirmek isteyen bir gezginin amacı bencil ve düşüncesiz bir turist gibi gezmek olmamalı; hedefiniz hangi konuda olursa olsun gözlemlerinizi yaptığınız araştırmalarla tahkim ederek dünyaya duyurmak olmalıdır. Bunun en güzel birkaç örneğini şu kitaplarda görebilirsiniz: Paul Theroux’nun The Great Railway Bazaar, Tufan Sevinçel’in Kanatlarım Altında Dünya ve Tehlikeli Meydanlar, Cesur Pilotlar kitapları mutlaka size büyük bir ilham verecektir. Sonuç olarak sizlere tavsiyem turist olmayın: Seyyah olun, Gezgin olun!!!
 

 

Rocky Dağları, Colorado

Pilot olduğunuz için daha çok havacılıkla ilgili seyahatler mi yapıyorsunuz?


• Her ne kadar havacılık ana konum olsa bile şiddetle ilgi duyduğum ve boş zamanımda araştırdığım bir kaç konu daha var. Bunlardan bir kaçı dünya ve insanlık tarihi, bilim, arkeoloji, ve etnik / geleneksel müzikten oluşmakta ve bu alanlar kapsamında da gezilerimi planlamaya özen gösteriyorum. Bir şehre ayak bastığımda öncelikle ne kadar havacılık müzesi varsa ziyaret ediyorum ve ancak bundan vaktim kalırsa ikincil meraklarıma zaman veriyorum. Bildiğiniz gibi pilotluk masrafı az olan bir hobi değil. Bu yüzden gittiğim ülkelerde ne yazıkki havacılık kulüpleriyle irtibata geçip uçamamaktayım; fakat gelecekte gelirim daha yüksek olduğu taktirde seyahatlerimin merkezini havacılık yapmak en büyük hedeflerimden biri. Çünkü özellikle bir pilot ve uçak mühendisi olarak havacılığı yalnızca ders kitaplarından, akademik makalelerden, veya sosyal medyadan (!) öğrenmeniz mümkün olmayacaktır. Bir jet motorunun içine girmedikçe, kanat dihedral açısını ellerinizle ölçmedikçe, ve kokpit koltuğuna oturup avionikleri detaylı bir şekilde inceleyip uçmayı hayal etmedikçe uçak dizayn felsefesini bütünsel ve uzman bir şekilde öğrenemezsiniz. Amerikan Havacılık ve Uzay Enstitüsü’nün düzenlediği yarışmada Hafif İş Jeti tasarımımın 1. olmasındaki en önemli faktörlerden biri takımımızdaki uçak mühendislerinin aktif pilot olmaları, sık sık uçak müzelerini ziyaret edip farklı tasarımlar ile iç içe olmaları, ve uçak gösterilerinden uçuş dinamiklerini detaylı bir şekilde öğrenmeleridir. Bunun için havacılık müzelerine beni küçüklüğümden beri götüren ve havacılığı bana sevdiren aileme teşekkürlerimi sunmak istiyorum.
 


Wings Over the Rockies Uzay ve Havacılık Müzesi, Denver, Colorado
Sizce macera nedir?


• Macera; İlk aklıma gelen şey beklenmedik olayların tehlike riski ile iç içe girmesi, yeni yerler, insanlar, ve kültürleri keşfetmek, ve bilinmeyene cesur bir şekilde atılmaktır. Bir gezinin macera olması için olağanüstü bir detayla planlanmaması gerekmektedir, çünkü eğer gezilerinizi dakikasına kadar tasarlarsanız maceranın odağı olan sürpriz unsuru ortadan kalkar ve maceranın yerini deterministik bir tür alır. Bu nedenden dolayı, bir yere seyahat etmeden önce yapmanız gereken tek şey ülke hakkında genel bir araştırma yapmak, amacınız olduğu konu hakkında bilgi edinmek, ve rotayı kaba bir şekilde çizmektir. Örneğin Baltık ülkelerine planladığım gezi için tek yaptığım ön hazırlık Paris’ten Vilnius’a gidiş ve Tallinn’den dönüş uçuş biletimi almak oldu. Vilnius ile Tallinn arasındaki rotamızı, yani hangi şehirlerden geçeceğimi, şehirler arası ulaşımı, ve hangi hostellerde kalacağımı detaylı bir şekilde planlamadım ve bunun sonucunda Tallinn’e ulaşmadan Tartu diye enteresan bir Eston üniversite şehrinde konaklamak zorunda kaldım. Bir barda tanıştığım ve hala irtibat halinde olduğum Estonya’lı öğrencilerle sohbet etme olanağım oldu ve Estonya’nın kültürünü, insanlarını, ve tarihini çok daha yakın tanıma şansı elde ettim. Demek istediğim şu: detaylı bir şekilde plan yapmadığınız sürece karşınıza çıkan insanlar, tesadüfen ziyaret edeceğiniz yerler, ve çeşitli zorluklar gezinizi kesinlikle daha enteresan kılacak ve seyahat ile ilgili daha çok tecrübe kazanacaksınız. Ünlü 14. yüzyıl kaşifi İbn-i Battuta’nın da dediği gibi maceranın içine atılmayıp karşılaştığınız olaylar dilinizin tutulmasına neden olmadığı sürecene iyi bir hikaye anlatıcısı olursunuz ne de maceraperest bir gezgin!



Son Haberler

23 Yaşında 52 Ülke gezmek...
Gezmek, macera, seyyah olmak... Bence bunlar hayatın anlamı. Oğlum Pamir de izimden gitmeye karar vermiş ve bu yaşına kadar elli iki ...

Dünyanın en kısa ticari havaalanına iniş...Saba Havaalanı, Karayipler
JUANCO E.YRAUSQUIN HAVAALANI SABA, HOLLANDA ANTİLLERİ   JUANCO E.YRAUSQUIN HAVAALANI SABA, HOLLANDA ANTİLLERİ ICAO ...


Warning: mysql_close() expects parameter 1 to be resource, null given in /home/tufansevincel.com/httpdocs/tr/haberler.php on line 362